3 Ocak 2016 Pazar
15 Eylül 2015 Salı
Çok ara veriyorum bu nesneye. Daha sık yazmak lazım. Artık iyice alıştık. Bürokrasi ne menem bir şeymiş ve istemeyen bir memeura hiç bir şey yaptırılamazmış. Eylül deki SUT özellikli sağlık hizmetlerinde kullanılan malzemeleri ya SUT dışı bıraktı, ya da SUT fiyatı çok düşük olduğu için malzeme alım yolu kapandı. Bundan benim yaptığım bariatrik cerrahi grubu da etkilendi. Yeni yönetim geldiğinde kullandığım staplerleri almamaya karar verdi. Bir ara ben hastalara aldırdım. Ancak gidip SGK dan para almaya kalkıştıkları için soruşturma geçiriyorum. Sürecin sonunda o parayı benden tahsil etmeye kalkışacaklardır. Neyse bunun üzerine artık ameliyatları durdurduk. Bakan beyin emri ile bu malzeme alımı için para yollanmasına rağmen, önce para gelmedi, sonra, sen al ben al kavgası en sonda yöntem üzerinde tartışma nedeniyle kabaca 40 gündür ameliyatlar iptal. İyiymiş değil mi ? Bu saçmalığa ben bile inanamıyorum. Ancak ne yaparsın.
Bu arada Sağlık Bilimleri Üniversitesi Mütevelli Heyetine seçildim. 5 kişi var. Sağlık Bakanlığı Müsteşarı, Rektör, Sağlık Bakanlığı adına 2 kişi ve YÖK adına 1 kişi. Beni ZÇ önermiş. Şimdi onun çalışmaları devam ediyor.
Bu arada Sağlık Bilimleri Üniversitesi Mütevelli Heyetine seçildim. 5 kişi var. Sağlık Bakanlığı Müsteşarı, Rektör, Sağlık Bakanlığı adına 2 kişi ve YÖK adına 1 kişi. Beni ZÇ önermiş. Şimdi onun çalışmaları devam ediyor.
Perşembe Cuma günü de Ankara da başasistanlık sınav Jürisindeyim. Bakalım ne olacak.
10 Temmuz 2015 Cuma
Daha düzenli yazacağım inşallah. Geçen pazar günü Laleli de aşevinde iftara gittik arkadaşlarla. Ali abinin iftarına. Oğlumla. Üçü biraraya geldiklerindeki o yaramazlıktan eser yoktu. Hatta çok güldüm. Saat 9.30 olunca baba ben uyuyacağım deyip oturduğu sandalyede uyudu ))).
Ve resim. Aysara'mla Şile de
Ama asıl ilginç olan bu değil tabii. Bir siyasetçi ile karşılaştım. Tam karşıma oturdu. Hayatta tesaüf yoktur biliyorsunuz. Tanışma faslından sonra, Kendisinin eski bakanımızın çok yakın arkadaşı olduğunu, bizim (hekimlerin ) onu sevmemesine rağmen çok iyi bir bakan olduğunu ve yaptıklarının yüzde yüz doğru olduğunu söyledi. Önce bulaşmayayım dedim. Ancak sonra aklıma yapılana, söylenene sessiz kalmak durumunda aslında bunun kerhen destek vermek anlamına geldiğini hatırladım. Ve aslında eski bakanın yaptıklarının %85 ine aklı başında olan herkesin destek vereceğini ancak bir %15 lik kısmın hiç bir şekilde destek bulamaycağını anlatmaya çalıştım. Ve siyasetçilerin biz hekimlerden ne kadar nefret ettiğini bir daha anladım. Hayatı sadece para gözlüğüyle değerlendirip, bu kadar fakir bir ülkede fahiş ücretler kazanmak istediğimiz halkın yararını düşünmediğimiz, bu nedenle bizim kontrol altına alınmamız gerekliliğini kendisinden duydum. Aslında klasikleşmiş cümlelrle saldırıyordu.
Devlette çalışan diğer memurlardan farkınız ne? Siz kendinizi üstün olarak görüyorsunuz.
Devlette çalışmak zorunda değilsiniz.
Ama sayınız az olduğu için devletin ihtiyacı var bu nedenle istifa edemezsiniz.
Devlet bir an önce Küba da olduğu gibi hekim sayısını çoğaltmalı. Orası inanılmaz iyi bir sisteme sahip.
Avrupa daki eşdeğerlerinizle eşit paralar kazanıyorsunuz.
Çocuğunuzu özel okulda okutmak zorunda değilsiniz.
Hekimliği seçmeseydiniz.
Evet yurtdışından hekim gelerek burada çalışmalı ve size haddinizi bildirmeli.
İnsanlar sağlığa ulaşmak için öküzünü satıyor.
İyi hekimler paragöz olduğu için devletten istifa ediyor.
40 kişilik bir toplantıda , 38 kişi sağlıktan mutlu, hekim varsa ki (genellikle kalan 2 kişi onlar) onlar mutsuzluk bildiriyorlar. .......
.....
Tabii ki gerekenleri söyledim. Biraz saygısızlık oldu. Ancak haketmişti. 2003 yılının söylemlerinin demode olduğunu, aradan 12 yıl geçtiğini, yeni söylemler geliştirilmesi gerekliliğini anlatmaya çalıştım. Kendisine demokrasinin ve halkın iradesinin 2 kişinin de hakkını koruyan ve onların çıkarlarını gözeten bir sistem olduğunu anlattım. Aksi düşüncenin ismini herkes biliyor. Katılmasanız bile insanlara kulak vermek gerekli olduğunu hatırlattım. 2015 yılında sağlık sisteminde özel hastanelerin ağırlığını anlatmaya çalıştım. Geldiğimiz noktada hastanın cebinden çıkan para miktarının 2003 e göre değişip değişmediğini, ve bu paranın aslında şu anda 100.000 hekim yerine 100 hastane patronunun ve aslında yurtdışı sermayesinin cebine gidip gitmediğin anlatmaya çalıştım. Aslında en vurucu olan sanırım sağlık sisteminin çökmek üzere olduğu ve bir an önce koalisyonda diğer partiye vermeyi önerdiğim kısımdı. Konuşmalarıma epey şaşırdı. Ancak fikrini değiştirdiğini zannetmiyorum.
Benim açımdansa, daldığım rüyadan uyanma konuşmasıydı. O nedenle konuşmanın sonunda kendisine çok teşekkür ettim beni gördüğüm rüyadan uyandırdığı için. Tekrar teşekkür ederim
Ve resim. Aysara'mla Şile de
Ama asıl ilginç olan bu değil tabii. Bir siyasetçi ile karşılaştım. Tam karşıma oturdu. Hayatta tesaüf yoktur biliyorsunuz. Tanışma faslından sonra, Kendisinin eski bakanımızın çok yakın arkadaşı olduğunu, bizim (hekimlerin ) onu sevmemesine rağmen çok iyi bir bakan olduğunu ve yaptıklarının yüzde yüz doğru olduğunu söyledi. Önce bulaşmayayım dedim. Ancak sonra aklıma yapılana, söylenene sessiz kalmak durumunda aslında bunun kerhen destek vermek anlamına geldiğini hatırladım. Ve aslında eski bakanın yaptıklarının %85 ine aklı başında olan herkesin destek vereceğini ancak bir %15 lik kısmın hiç bir şekilde destek bulamaycağını anlatmaya çalıştım. Ve siyasetçilerin biz hekimlerden ne kadar nefret ettiğini bir daha anladım. Hayatı sadece para gözlüğüyle değerlendirip, bu kadar fakir bir ülkede fahiş ücretler kazanmak istediğimiz halkın yararını düşünmediğimiz, bu nedenle bizim kontrol altına alınmamız gerekliliğini kendisinden duydum. Aslında klasikleşmiş cümlelrle saldırıyordu.
Devlette çalışan diğer memurlardan farkınız ne? Siz kendinizi üstün olarak görüyorsunuz.
Devlette çalışmak zorunda değilsiniz.
Ama sayınız az olduğu için devletin ihtiyacı var bu nedenle istifa edemezsiniz.
Devlet bir an önce Küba da olduğu gibi hekim sayısını çoğaltmalı. Orası inanılmaz iyi bir sisteme sahip.
Avrupa daki eşdeğerlerinizle eşit paralar kazanıyorsunuz.
Çocuğunuzu özel okulda okutmak zorunda değilsiniz.
Hekimliği seçmeseydiniz.
Evet yurtdışından hekim gelerek burada çalışmalı ve size haddinizi bildirmeli.
İnsanlar sağlığa ulaşmak için öküzünü satıyor.
İyi hekimler paragöz olduğu için devletten istifa ediyor.
40 kişilik bir toplantıda , 38 kişi sağlıktan mutlu, hekim varsa ki (genellikle kalan 2 kişi onlar) onlar mutsuzluk bildiriyorlar. .......
.....
Tabii ki gerekenleri söyledim. Biraz saygısızlık oldu. Ancak haketmişti. 2003 yılının söylemlerinin demode olduğunu, aradan 12 yıl geçtiğini, yeni söylemler geliştirilmesi gerekliliğini anlatmaya çalıştım. Kendisine demokrasinin ve halkın iradesinin 2 kişinin de hakkını koruyan ve onların çıkarlarını gözeten bir sistem olduğunu anlattım. Aksi düşüncenin ismini herkes biliyor. Katılmasanız bile insanlara kulak vermek gerekli olduğunu hatırlattım. 2015 yılında sağlık sisteminde özel hastanelerin ağırlığını anlatmaya çalıştım. Geldiğimiz noktada hastanın cebinden çıkan para miktarının 2003 e göre değişip değişmediğini, ve bu paranın aslında şu anda 100.000 hekim yerine 100 hastane patronunun ve aslında yurtdışı sermayesinin cebine gidip gitmediğin anlatmaya çalıştım. Aslında en vurucu olan sanırım sağlık sisteminin çökmek üzere olduğu ve bir an önce koalisyonda diğer partiye vermeyi önerdiğim kısımdı. Konuşmalarıma epey şaşırdı. Ancak fikrini değiştirdiğini zannetmiyorum.
Benim açımdansa, daldığım rüyadan uyanma konuşmasıydı. O nedenle konuşmanın sonunda kendisine çok teşekkür ettim beni gördüğüm rüyadan uyandırdığı için. Tekrar teşekkür ederim
19 Haziran 2015 Cuma
Liyakat,
Daha önce yazdım mı bilmiyorum. Bir görevi kime verirsiniz. Hayat dersi idi bu, zamanında bana. Şöyle bir akıl yürütme yapalım. Bir göreve gelen kişiden 100 üzerinden kaç performans beklersiniz. 70 iyidir sanırım. 80 olursa iyi seçim yapmışım, 50 olursa ben şans verdim ama beceremedi der görevden alırsınız)) Peki... Bu göreve talip olanların (dikkat ! talip olanların diyorum sokaktan geçenlerin değil) % de kaçı ortalama 70 performans gösterir. Bildiniz çan eğrisi ve klasik istatistik hesap. Kabaca %86 kalan % 7 başarısız, %7 parlak olanlardır. Demek ki, talipler arasından seçim yaparsanız %93 başarılı seçim yapma şansınız var. Laf aramızda o parlak %7 i de istenmez. Onlar ancak sıkıntılı dönemlerde lazım olan adamlardır. O dönemlerin dışında itiraz ederler, doğru bildiklerini yapmaya çalışırlar, yani uyumsuzdurlar )))
Vefa
Semt adı
Daha önce yazdım mı bilmiyorum. Bir görevi kime verirsiniz. Hayat dersi idi bu, zamanında bana. Şöyle bir akıl yürütme yapalım. Bir göreve gelen kişiden 100 üzerinden kaç performans beklersiniz. 70 iyidir sanırım. 80 olursa iyi seçim yapmışım, 50 olursa ben şans verdim ama beceremedi der görevden alırsınız)) Peki... Bu göreve talip olanların (dikkat ! talip olanların diyorum sokaktan geçenlerin değil) % de kaçı ortalama 70 performans gösterir. Bildiniz çan eğrisi ve klasik istatistik hesap. Kabaca %86 kalan % 7 başarısız, %7 parlak olanlardır. Demek ki, talipler arasından seçim yaparsanız %93 başarılı seçim yapma şansınız var. Laf aramızda o parlak %7 i de istenmez. Onlar ancak sıkıntılı dönemlerde lazım olan adamlardır. O dönemlerin dışında itiraz ederler, doğru bildiklerini yapmaya çalışırlar, yani uyumsuzdurlar )))
Vefa
Semt adı
Çocuklar
artık büyüdüler. Zaman'ın ne kadar HIZLI geçtiğini anlamadım bile. Bir enstantane geliyor aklıma. Hilal di sanırım.
Yine Şile sahilde biz kumsala çekiyoruz, o denize emekliyor... Yıllar, yıllar.
Nedense annem geldi aklıma. Anam, garip anam. Bizi ne umutlarla büyütmüştü.
Geçen bir haftada ne oldu. Seçim tabii ki. ve Esra inn tayin işlerinin
koşturmacası. Yıllar sonra ilk kez AK Parti tek başına iktidar şansını
kaybetti. Yeni nesil koalisyondan korkmamak Lazım diyor. Bense 80 ve 90 lları
gördüğümden ve parti liderlerinin gazetelerin birbirine nasıl saldırdığını
gördüğümden endişeliyim. Gelecekten ....
Dakika 1 gol 1.diyarbakır da Hüda-Par lı
birisi vuruldu. Onlar da 3 HDP liiyi sonradan anlaşıldığı kadarıyla 3 mahalle temsilcisini vurdular. Hazırlıklılar.
Bunlar daha önce oldu. Her parti kırmızı çizgimiz var koalisyon için diye
tutturmuş.
Hastanede Sağolsun Gülden programı doldurmuş. Haftanın 3 günü saat 18 de çıktım. Geçen haftanın bilançosu 14 bariatric cerrahi, 3 mide, 1 kolon. Bu hafta 12 Bariatrik cerrahi ve 2 mide ....Perşembe
çocukların psikolog görüşmesi vardı. Yetişemedim. Hilal tahmin edileceği gibi
üstün, Yusuf Kayra ve Aysara sınıf ortalamasının üzerinde . Hilal için özel bir
şey yapmamaya karar verdik. Oğlan sene başına göre Sınıfta söz dinlemeye
başlamış.
Ve
ben. Murat Çikot ameliyatta
sohbet ederken bana sonradan çok ağır gelen bir şey söyledi. 2003 te
asistanlığından tanırım onu. İlginç biridir. Bir şey sorabilir miyim dedi bana
. Tabii ki dedim. Halil ALIŞ ı nereye gömdün dedi bana. Ben de gülümsedim "derine çok derinlere" dedim. Bazen söylüyorum. Keşke Trabzon da kalsaydım diye.
Acaba burada yaşadıklarımın ya da gördüklerimin ne kadarını görürdüm. Yine de
ben kendimi çok Şanslı hissediyorum. Annemden. Belki daha önceden yazmışımdır.
Okula giderken kışın gazete kağıtlarını ıstır önlüğün içine sırtıma ve önüme
koyardı. Üşümeyeyim diye. Sıkı sıkı tembih de vardı sonrasında. Okula
vardığında tuvalette bunları çıkartmayı unutma diye. Çünkü het hareketimde
kağıtlar hışırdayıp ben utanmayayım
diye. Fakirlik )))) ama Allah için haftada bir kere evimize kıyma
girerdi. 250 gram .... Sulu köfte. Bol patatesli ve . Köfteler en sona
saklanır. Tadına vararak yemek için. En gözde yemeğimde PİYOEK ti (pilav,
yoğurt, ekmek) iyice karıştır. Biraz bekle enfes tat.

Yarın büyük gün çocuklar ilk karnelerimi alacaklar.
25 Kasım 2014 Salı
Size inanılmaz bir önerim var. Yetkiyi devredeceğiniz zamanı söyleyin ve etrafınıza bakın. Çevrenizdeki insanlar neler yapıyorlar ))))))) Dostunuz kim, arkadaşınız kim, Sana sen olduğun için saygı gösterenler kimler. Dün yazdığım gibi şükürler olsun ki bunları bana gösteriyor. Ben çok şanslı bir adamım aslında. İstediğim hayatıyaşıyorum. Bazıları bana Polyanna cılık oynama diyor ama olsun. Bunlar normal. Kötü kimdir ? Kötü ona hiç dokunmadığı halde, sokaktan geçen adamı çağırıp ona kötülük yapan adamdır. Çevremizde böyleleri var mı? Çok nadir. Diğerleri kendilerine alan açmaya çalışıyorlar. O sırada çevredekilere zarar verip vermediklerine ya da kuralları bozup bozmadıklarına önem vermeyenler kötü müdür? Zannetmiyorum. Dün akşam bir abimle, hocamla yemek yedim. İlginç bir şey söyledi Benimkilerden birisi telefon açıp artık neden ona hasta göndermediğini,emirelerini beklediğini söylemiş. İşin ilginç tarafı o hasta grubunu o karşılamıyor. Ancak bu zaten ilk duyduğum icraatı değil. Aynı şeyleri farklı alanlarla ilgili olarak bir kaç kişiye daha söylemiş." Boşluk daima doldurulur değil mi? "
23 Kasım 2014 Pazar
Evet, yine salmışım. Aslında her aklıma geldiğinde buraya yazmalıyım diyorum düzenli olarak ama olmuyor bir şekilde. En son yazalı neredeyse 10 ay geçmiş. Ne oldu bu sürede. Bu ayın başında istifamı verdim yöneticilikten. Neden mi? Hayata bakışlarımızın farklı olmasından. Ben emanetin birisine verildiği andan itibaren artık tamamıyla tüm sorumluluğun onda olması gerektiğine inananlardanım. Çok uzatmadan yönetim anlayışlarımız farklıydı diyerek geçelim. Peki ne oluyor bu aralar derseniz. Ben Aralık başında serbest kalacağım günlerin hayalini kuruyorum. Yoruldum. Gerçekten yoruldum. Hem klinik, hem hastane gerçekten yoruldum. Şimdiyse ortalık toz duman iki yıl dolduğu için genel sekreter , yönetici atamaları yapılacak. Herkes yerini koruma derdinde. Kulis, kulis... Aklıma yıllar öncesinden arkadaşlarla konuşmamız geldi. Bir yere yönetici arıyorlardı. (Şu andaki hastane yöneticisi değil) Ben de aralarındakilere bakıp şu layık gibi görünüyor dedim. Hayatımın derslerinden biri geldi bu cümle sonunda. "Bir yöneticiden % kaç performans beklersiniz ortalamada." En az % 70. "Peki şuradan bu pozisyona aday olan 100 kişi alsak, ortalama kaç kişi bu performansı gösterir sence" Bu çan eğrisi sanırım )))) %85 " Doğru cevap. Kalan %7 si çok iyi %7 si çok kötü olur. Peki son soru Bu 100 kişiden herhangi birini atarsak doğru insanı bulma şansımız kaçtır. %92 değil mi? " evet kesinlikle haklısın. " Kötü %7 ye denk gelirsek onu değiştiririz olur biter. O zaman başka kriterler lazım bize değil mi yönetici seçerken ))))))"
Evet güzel bir dersti benim için. Öğrenmenin yaşı yoktur demişler. Arkadaş grubum beni zorla yönetici yaparken sanırım bu mantıkla hareket etmişlerdi. Bende sanırım o %70 performansı gösterdim. Benim için çok öğretici 2 yıldı her anlamda.
Alınganlık yapıyor ya da kendimi çok önemli görüyor olabilirim ama, sanırım 400 kişiye protokol dersi verilmesine bile neden oldum. Bana nasıl davranacağımın öğretilmesi için. Ancak sıkıntı şurda idi ki, o ders verildiğinde ben zaten istifa etmiştim. Diğer insanların da sözleşme dönemi 2014 sonunda bitiyordu. Yani benim içinse çok geç, gelecek olanlar içinse çok erkendi. Olsun yine de fazla bilgi göz çıkartmaz. Bu arada protokol dersinde verilenlerin bir kısmı devlet protokol genelgesi ile çelişiyordu ama olsun.Mesela bize bizden makam olarak üstte olan herkese makam koltuğunu bırakmayı önerdiler. Ancak dersi veren arkadaş bir başkasının makam koltuğunun o makama ait olduğunu ve oraya sadece kişinin dışında oturabileceklerin listesini bilmiyordu, ama olsun dersimiz aldık ya ))))
Aman. Ne varsa çocuklarımda var. Bu yıl ilkokula başladılar.Ve o hep yapmam dediğim şeyleri yapmaya başladık. Akşam ödev. Hani hem bir araba yükü para verip, sonra da öğretmenin 8 saatte öğretemediğini, bizden (velilerden) akşam evde öğretmemizi bekledikleri sistem var ya ona işte. Akla uydurdum tabii ki. Çocuklarımla vakit geçirip onların gelişmesine katkıda bulunuyorum. Yalan biliyorum. Ama ne yapalım akla uydurmak zorundayım. Ha bu arada eski sayın bakanın sözünü dinlemedim. Çocuklarımı özel okula verdim. ("Doktorlar da çocuklarını özel okula vermesinler"RA) Bu aralar çok protest oldum biliyorum.
Ve mesleğim. Bariatrik cerrahi sanırım en fazla yapanlardan biri benim bu yıl. GIS kanserleri ve bariatri dışında artık vaka yapmamaya karar verdim. Ve bunu uyguluyorum.
Şöyle geri dönüp bakıyorum. Allah' a bin şükürler olsun. İstediğim hayatı yaşıyorum, çok sevdiğim bir eşim, çocuklarım, mesleğim...Yaşadığım hayat belli. Rızkında, mevkinin de O'ndan geldiğini biliyorum. Tekrar bin şükürler olsun.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

