9 Ocak 2011 Pazar

Ha bu arada Çekmeköy e taşındık. Bakırköye daha uzak bir yer yok ondan herhalde--))))). Ve bu arada karıma bu blogu ilk açtığımda yazdığım ilk cümleleri gösterince bir kafa sallaması oldu. Pek anlamadım ama sanırım buraya daha sık yazmamaı istiyor hatırlatmak için--)))))

Yeni baştan başlayalım

Zaman ne kadar çabuk geçiyor. Çocuklar neredeyse 3 yaşında oldular. Canımın üçleri. Bugün sabahtan beri havuza gidelim diye tutturdu Aysara'm. Bizde tabii ki kıramadık cimcimemi.
Zaman gerçekten çabuk geçiyor. Ben de ne oldu. 16 Nisan 2010 itibari ile Genel Cerrahi Doçentiyim artık. Bir hayalime daha kavuştum. Ve Temmuz 2010 dan itibaren BEAH Genel Cerrahi Klinik şefliğini yürütüyorum. Allah her şeyi bilir. Tüm hesaplar ona aittir.
Başka...
Robotik cerrahiye merak saldım. Adrenalden rektum kanserine, dalaktan şişmanlık ameliyatlarını robotla yapmaya başladım.
Başka...
Fotografçılık merakım depreşti. Bir Pentaks K 7 aldım ve onunla dolaşıyorum. Biraz önce eklediğim fotografım bunlardan biri. Esra sagolsun blogda yayınla deyince aklıma gelmişti burası.
Artık kısmetse daha sık yazmaya karar verdim buraya.
Evet aradan yıllar geçmiş. Çocuklar 1,5 ay sonra 3 yaşında olacaklar. Bu arada 16 Nisan 2010 itibari ile Genel Cerrahi doçentiyim. Temmuz başından itibarense BEAH Genel Cerrahi kliniğinin Şefliğini yürütüyorum. Bu arad ne mi yaptım ilave olarak. Çekmeköy e taşındım. Daha uzak bir yer bulamadım İstanbul da Bakırköye. Robotik cerrahiye bu aralar takıldım. Nemi yapıyorum. Robotik adrenalektomiden rektum kanserine, sleeve gasterktomiden splenektomiye aklınıza gelen her şeyi.
Fotograf çekmeye merak sardım. Esranın önerisiyle onları da buraya koyacağım. Ama ne kadarlık yer var onu da bilmiyorum ya. Bir Pentax K 7 aldım. Bu da ilk fotografım.

6 Eylül 2008 Cumartesi

Allah gerçekten canımı alacak mı?

"Allah belanızı versi, hepinizin canını alsın." Normalde vermem gereken 15 randevuya karşılık yaptığım işlem sayısı 25-30 arasında değişiyor ve poliklinikten gelen acilkiyeti olmayan yakın zamanlı randevu isteyen hastaya mümkün olmadığını söylediğimde aldığım yanıt. Yutkunuyor ve susuyorum.Başımı öbür tarafa çevirerek. Bu işlem sayoılarına ulaşmak için benim ve çalışan arkadaşlarımın yemek saatinden,dinlenme aralarından ödün veriyoruz. Evet yolunda gitmeyen herşeyden sorumlu tutulan bizleriz. Hiç kimse bunun idari ve yönetselproblem olduğunu düşünmez. Varsa yoksa suçlu hekim. Peki ben bu bedduayı hakedecek ne yaptım. Bu cümleyidışarda herhangi birine söylediğinizde acaba size ne karşılık verir. Ya da bunun yargıdaki karşılığı nedir?
Sıkıldım artık gerçekten sıkıldım, hastaneden, hastalardan, mesleğimden. Aslında ne umutlarla başlamıştım. Tıp fakültesine cerrah olacağım diye girdim. Bitirdiğimde TUS taki tüm tercihlerim genelcerrahi idi. İlk tercihimi kazanıp bence Türkiye nin en iyisinde okudum. Sonuç.......8 yılın ardından acaba ben yanlış mı yaptım. Acaba ben ne yaptım. Sabah 8 akşam 17, ayda 4 nöbet, hasta sahiplerinin hakaret ve tehditleri. Arada çok nadiren biriki teşekkür cümlesi. Sonuç işte bu........

14 Mayıs 2008 Çarşamba

denemeye devam

İki kız ve bir erkek. Karımın deyimiyle kıpırcan, ağlaksu ve ıkınnaz.

İlk gün ya da gece

Bu işe karım yüzünden bulaştım. Üçüzlerimizle yaşadıklarını anlatmak için bir blog istedi. Ben de şu anda onun denemesini yapıyorum. Evet üçüzlerimiz var. Ben bir genel cerrahım. Ve harika bir karım var. Bir insan daha ne ister ki.